Sosyal_medyanin_gelecegi_Oya_Yasayan

Size de biraz bezginlik vermedi mi?

Durum güncellemeleri ve mesaj bombardıman altındayız. Ailemiz, arkadaşlarımız, bağlantı kurduğumuz işyerinden insanlar, nereden tanıdığımızı bile hatırlamadığımız ama eskaza eklediğimiz birtakım başkaları, beğendiğimiz sayfalar, hiç susmadan konuşuyorlar ve biz artık takip edemiyoruz. Gereksiz, alakasız, gürültücü bir veri bombardımanı.

Günlük internet kullanımımız laptop’larımızdan uzaklaşıp mobil cihazlara geçti. Elimizde akıllı telefonlar, tabletler var. Kablosuz bağlantılar hızlandı. Sitesini mobile adapte geliştirmeyeni dövüyorlar. Ama içerik bombardımanı altında ezilmek, anlamlı iletişime muhtaç olmak hala baki. İşte bu derdimize çare, niş sosyal ağlar.

Nis_sosyal_aglar

İnternetin kalbi, ünlü hayran sitelerinden mesleklere özel platformlara, taraftar forumlarından, anne çocuk sohbet ağlarına  sürüyle niş sosyal ağda atıyor. Bu toplulukları birleştiren güç, aynı ilgiyi ve tutkuyu paylaşmak.

Bu ağların son dönemde önem kazanmasında mega platformlardaki gürültücü kalabalığın büyük payı var. Sürekli, alakasız, ve derinlikten uzak konuşan bir ortamda mı olmak istersiniz, sizin gibilerle paylaştığınız bir köyde mi?

Mobil köylüler?

Mobil çağ bu seçimi kolaylaştırıyor. PC sonrası mobil dönemde içerik ve bağlantılarımız her an elimizin altında. Sosyal medyadaki ilk nesil, olaya geç girdi ve “networking” manyağı oldu, niceliği nitelikten daha önemli sandı. Oysa yeni nesil “her an bağlı” doğdu, her an bağlı yaşıyor. Sayıyı değil kaliteyi önemsiyor. Yeni nesil, kabile üyeliğine de alışık olacak. Mega platformları yavaş yavaş terkedecek ve basit ortamları olan mobil köylere taşınacak. Sadece yakın arkadaşlarından oluşan küçük bir çemberi Instagram’da takip edecek, Pinterest’e iğnelediklerini bir avuç dolusu takipçiyle paylaşacak, kız arkadaşıyla WhatsApp’ta mesajlaşacak, iş arkadaşlarının check-in’lerine Foursquare’de bakacak. Meslektaşlarıyla sektörlerine özel sohbet forumlarında görüş alışverişi yapacak, bebeğini anne-bebek topluluklarına danışarak büyütecek. Ve  daha bir sürü niş platform kuracak.

Tüm bu platformlar temelde sosyal olacak, ama kullanıcı bazları sadece sayıyla değil niteliğiyle ölçülecek. Reklam ve diğer markalama faaliyetleri de buna göre şekillenecek. Herkese aynı şeyi söyleyerek aynı şekilde konuşan ve ortamla alakasız kalan markalar parayı bastırıp kapıdan girse de ilgi görmeyecek.

Facebook zaten bu işin farkına varmış. CEO Mark Zuckerberg, The New York Times’a demiş ki: “Bence insanlar mobil platformda farklı şeyler istiyorlar. Giriş ve kullanım kolaylığı önemli. Kimden ve neden mesaj alacağınızı kontrol edebilmek de bir o kadar önemli. Ekran küçük, zaman dar. Dolayısıyla, kullanıcılar için tek hedefe yönelik birinci sınıf deneyim yaratabilen kazanacak.”

Sosyal medyaya yönelik servis ve ürün geliştiren şirketlerin, elinde bir kaç iyi uygulama yüklediği akıllı telefonuyla büyümüş yeni nesili düşünmesi gerekiyor. Onu ve köyünü iyi tanıyıp, saygı duyması da…

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.