4. Adım: Sosyal Medya Reklamcılığı

Sosyal Medya ReklamlarıYan gözle TV izliyorum. Az önce Twitter’ın açılacağı açıklandı. YouTube ise kapalı kalır mı belli değil…

Sosyal medya anksiyetesinin pazarımıza bastığı şu günlerde, reklamveren yine klasik duruşa geçti: “Belirsizlik oldu mu dijitalde  hiçbirşey yapmamak, tüm parayı TV’ye aktarmak” diye özetleyebileceğimiz bu duruş, küçük fırsatlardan büyük işler çıkaran markaların ödüllü başarı hikayelerine ayılıp bayılmakla çelişiyor gerçi, ama tutarlılığa kimin ihtiyacı var ;).

Neyse, pasta beklemez, dördüncü dilimi yiyoruz: Sosyal medya reklamcılığı.

Devamını Oku

3. Adım: Sosyal Medyada İçerik Yönetimi

Sosyal medyada içerik yönetimi

Evet, farkındayım, çok abuk bir durum: Twitter kapalı, YouTube kapalı, ben vakumda yaşar gibi hala sosyal medya pazarlama hakkında blog yazısı yazıyorum. Lakin kendimi durduracak değilim, çünkü kafa reddediyor, bildiğim en iyi iş bu çünkü… Bir de su yolunu bulur, inanıyorum.

Sosyal medya takip dedik, etkileşim dedik, sırada içerik yönetimi var. Sosyal medya marka ile kullanıcı ve kullanıcı ile kullanıcı arasında etkileşim demektir, sohbet demektir… Evet ama biraz eski tarz da olsa, markanın tek taraflı olarak mesajlarını itmesine de izin var. Sağlam içerik, sosyal medyadaki markanın olmazsa olmazı. Sevdiğimiz markaların bize eğlenceli veya faydalı içerik sunmasını ummuyoruz, artık talep ediyoruz.

Üç yıl önce yazdığım “Her Marka Bir Yayıncıdır” başlıklı yazımda, “İş hayatım boyunca, bir çok markanın aynı zamanda bir yayıncı da olduğunu anlayamamasını, elindeki ilginç ve zengin içeriği değerlendirmek bir yana, orada olduğunu bile farketmemelerini şaşkınlıkla izledim, izliyorum. Belki içeriklerinin değerini anlayamıyorlar, belki nasıl yapacaklarını ve sürdüreceklerini bilemiyorlar, belki de büyük bir şirket olmanın getirdiği bazı engellere çarpıp, fazla uğraşmadan vazgeçiyorlar...” diye yazmışım. Markaların sosyal medya iletişim stratejilerine ellerindeki değerli içeriği yaymayı eklemeleri için önerilerimi sıralamışım.

Devamını Oku

2. Adım: Sosyal Medyada Etkileşim Yönetimi

sosyal_medya_engagement_yonetimi

Meşgul pazarlama dünyası insanları için, her seferinde tek pasta dilimi, 5 dilimde sosyal medya pazarlamasını yiyip bitirecekleri yazı dizisine devam.

Sırada sosyal medya pastamızın ikinci dilimi var: Engagement.

“Sosyal medya demek, engagement demek.”

“Tüketici ile etkileşime geçme fırsatını kaçırmayın…”

Son 5 yıldır maruz kaldığımız bu tip söylemlere aşinasınız değil mi? Derin bir öff çektiğinizi duyar gibiyim. Başarıları kendilerinden menkul sözde sosyal medya gurularımız “iyi de nasıl? ” sorunuza açık seçik yanıt verselerdi, bu gayet doğru önermeler şu anda içinizi bu kadar sıkmazdı. (Bunca yıldır bu işin içindeyim, hala başı sonu belli olmayan, “facebook bir ülke olsaydı” ile başlayan, hiçbir pratik iş akışı önermeyen, ordan burdan toplanmış çeviri slide’larla dolu sunumların verdiği iç sıkıntısına bağışıklık kazanabilmiş değilim).

Devamını Oku

1. Adım: Sosyal Medya Takibi ve Tüketiciyi Anlamak

sosyal_medya_takibi

 

“Meşgul pazarlama dünyası insanlarını düşünüp, 5 yazılık bir dizi hazırladım, her seferinde tek pasta dilimi, 5 dilimde sosyal medya pazarlamasını yiyip bitireceksiniz” demiştim (Bkz. önceki yazı).

İlk dilimi yemeye başlıyoruz.

Önce, önemli bir görgü kuralını hatırlayalım: Önce dinleyip anlamalı, sonra konuşmalı.

Marka içeriğini paylaşmadan, sosyal ağlarda reklam yayınlatmak için brief vermeden ve başarınızı ölçmeye soyunmadan, bir bakın bakalım, insanlar hakkınızda neler söylüyor ve nerede konuşuyor…

İşte 10 altın kural:

Devamını Oku