Her yıl, display reklam ölüyor, tıklamalar her yıl üçte bir oranında düşüyor kouşmalarını duyuyoruz. Bırakalım bunları, online display reklamcılık ölmeyecek.

Yine de bazı araştırmalar düşündürücü:

    • Yayınlanan banner reklamların %31’i görünmüyor. Basın dilinde söylersek kat altında kalmış, yani ekran çözünürlğüne göre aşağı scroll etmeden görünmüyor. (ComScore, 2013)

  • Nielsen’in yaptığı bir göz-takip çalışmasına göre, sayfayı ilk yüklediğinizde ekranınızda üstte görünen banner’ların da %92’si dikkatten kaçıyor.
  • OnScroll’un bu yıl yaptığı çalışmada, sadece 2012’de ve İngiltere’de toplam yatırımın %22’si kadar display reklam bu sebeplerden dolayı çöpe gitmiş. Tercümesi: Yani görünürlük satın alınmış, ama banner altlarda bir yerlerde olduğundan veya sayfa yüklenirken kullanıcı kapatıp gittiğinden görüntülenme olmamış : )

Bunlardan çıkarım “eh, banner reklamcılık öldü o zaman” değil, “yeni teknoloji ve yöntemlerle bu aracı daha verimli kullanmalıyım” olmalı. Çünkü banner reklamcılık –tecrübeyle sabit- doğru düzgün yönetilirse, bilinirlik sağlar, siteye kaliteli trafik getirir ve satışa döndürür (ya da site trafiğine, üyeliğe, başvuru formu doldurmaya, kullanıcı hangi aksiyonu alsın istiyorsak ona..).

İşte banner reklama yatırılan paraların boşa gitmemesi için 5 yöntem:

  1. Aksiyon satın alın, bin kişiye gösterim değil
    Eğer Nielsen, doğru ölçtüyse yani banner reklamların %92’si nazar-ı dikkatimizden kaçıyorsa, bu CpM bazlı alıma karşı gayet güçlü bir delil. Ama bu eski okul yaklaşım, şükür ki giderek azalıyor. Cost-per-Click bazlı aldığınızda, sadece tıklamalara para verdiğiniz için oluşan gösterimler de ücretsiz medya değeri olarak dönecek. Evet, CpC süper ve fakat reklamveren, özellikle de internetten iş sonucu almak isteyen reklamveren, fazlasını istiyor: Aksiyon başına ödeme, Cost-per-Action (CpA). Gerçekten de “paranın karşılığını almak” için en çekici yöntem.
  1. Sürekli optimizasyon yaptırın
    Zavallı küçük banner’ların tüm bu yükü üstlenmesini beklemek haksızlık olur. Banner üzerindeki gel gel mesajıyla, tıklanınca gidilen hedef sayfadaki mesajın tutarlı olması bir kere zorunlu. Bu işin temeli. Ama işi tam yapacaksak, birden fazla sayfa tasarımı ve birden fazla banner ile çoklu değişken testleri yapmak, sitenin satın alma tünelinin verimliliğini ölçmek, denemek, yanılmak, optimizasyon yapmak… Bunlar zor ve uzun zaman alacak işler gibi görünebilir (aslında hem basittir hem de zorunludur). Çünkü paranızın karılığını almanızı garantiler.
  1. Doğru kullanıcıya doğru mesajı gösterin
    Büyük bir kampanyanın içinde online banner reklamcılığının rolü ne? Kullanıcının satın alma yolculuğunun neresinde karşısına çıkıyoruz? Pazarnızın karşılıpını almak için bu soruların yanıtları önemli. Kullanıcı Yolculuğu Analizi ve bunun sonuçlarına göre doğru kanalda doğru mesajla kullanıcı karşısına çıkmak için teknoloji sizi bekliyor.
  1. Elmayı Elma ile Karşılaştırın
    Farklı kanallardan gelen aksiyonları ayırdetmek, birim maliyetlerini karşılaştırmak hem zor hem de çok önemlidir. Bazı kanallar diğerlerinden hem getirdiği kullanıcı hem de aksiyon başına birim maliyet açısından daha verimli olacaktır, bu da gelecek sene paranızı kanallar arasında nasıl dağıtacağınıza ışık tutar. Sektördeki karşılaştırmalardan çok, kendi dijital çalışmalarınızı kıyaslamanız, kesinlikle daha faydalı.
  1. Banner’ları deney fareniz haline getirin
    Banner reklamları, laboratuvar fareleriniz gibi görün. Hızlı üretilirler, farklı versiyonlarını farklı değişkenlerle test edebilirsiniz. Hangi mesajlar, renkler ve mizanpaj dikkat çekiyor. Hangi hedef kitle daha çok tepki veriyor… Bu deneyler, hem banner reklamı tam verimli çalıştırmaya, hem de toplam kampanyayı daha iyi çalıştırmaya yarar. Kampanya bütçenizin en azından %1-2’sini test yapmaya ayırın, daha önce denemediğiniz bir yöntemle test edin: Sosyal medya, mobil veya video.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.