Banka ve Sosyal Medya: Bir Aşk Hikayesi -1

molly_boa

Bankalar ve sosyal medyanın ilişkisi diğer sektörlere göre hep daha yoğun, daha tutkulu yaşanıyor.

Bankalar, sosyal medyanın ağırbaşlı ve varlığıyla göz dolduran, her an her soruyu yanıtlamaya hazır üyeleri. Sosyal medyayı ciddiye alıyorlar, çünkü biliyorlar ki, burası iş fırsatları barındırıyor, «müşteriyi anlama», veya «yeni müşteri bulma» gibi şahane olanaklar burada bedava.

Ayrıca sosyal medyada tüketicinin sesi yükseldiğinde diğer sektörlere göre en fazla onlar tedirgin oluyor. Çünkü dünyada doğru dürüst yönetilemeyen sosyal medya seslerinin basit tüketici taleplerinden büyük krizlere dönüşmesinin bolca örneği var.

Burası, Vezir de Eder…

Devamını Oku

1. Adım: Sosyal Medya Takibi ve Tüketiciyi Anlamak

sosyal_medya_takibi

 

“Meşgul pazarlama dünyası insanlarını düşünüp, 5 yazılık bir dizi hazırladım, her seferinde tek pasta dilimi, 5 dilimde sosyal medya pazarlamasını yiyip bitireceksiniz” demiştim (Bkz. önceki yazı).

İlk dilimi yemeye başlıyoruz.

Önce, önemli bir görgü kuralını hatırlayalım: Önce dinleyip anlamalı, sonra konuşmalı.

Marka içeriğini paylaşmadan, sosyal ağlarda reklam yayınlatmak için brief vermeden ve başarınızı ölçmeye soyunmadan, bir bakın bakalım, insanlar hakkınızda neler söylüyor ve nerede konuşuyor…

İşte 10 altın kural:

Devamını Oku

5 Adımda Etkin Sosyal Medya Kullanımı

5 adımda sosyal medya pazarlaması

Günümüz pazarlama dünyasında, tüketicinize ulaşmak istiyorsanız sosyal medya kullanımı bir zorunluluk. Gel gör ki, tonlarca işin arasında bir de sosyal medya pazarlaması ile uğraşmak kabusa dönüşebiliyor. Özellikle de işleri baştan düzene oturtmadıysanız, ekibinizle bu işlere başlayalı aylar geçtiği halde hala “kim hangi işi  yapacak, kime nasıl yanıt vereceğiz, nerede ne söyleyeceğiz, şu veya bu durum olursa ne yapacağız?” soruları havada uçuşuyorsa…

Her işi basitleştirmenin yolu küçük parçalara bölmekten ve her seferinde tek bir işi halletmekten geçiyor.

İşte, ben de meşgul pazarlama dünyası insanlarını düşünüp, 5 yazılık bir dizi hazırladım.

Devamını Oku

ZMOT: Bildiğimiz Pazarlamanın Sonu

 

 

 

 

 

 

 

 Pazarlama literatüründe “İlk Karar Anı Teorisi”ni – FMOT ya da First Moment Of Truth– duymuşsunuzdur. Teoriye göre, reklam mesajıyla karşılaştığımızda bir ihtiyacımız tetikleniyor, ikinci aşamada markete gidiyoruz ve raftaki ürünle karşılaşıyoruz ve halihazırda ikna olduğumuz için satın alıyoruz, sonra eve gidip kullanıyoruz ve reklamdaki vaat doğru mu bakıyoruz.  İlk aşama uyaran, ikinci aşama raf ve üçüncü aşama deneyim.

Çalıştığım ajans UM’in bağlı bulunduğu IPG’nin çatısında hizmet veren Shopper Sciences şirketi ve arama devi Google tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre artık bu karar anı teorisi değişti: FMOT, ZMOT’a (Zero Moment of Truth’a) dönüştü.  Artık reklamı gördüğümüz andan itibaren ihtiyacımız tetiklendiyse internette araştırıyoruzi ürünü kullanan diğer kişilerin yorumlarını okuyabiliyoruz.  İkna olduk ve satın aldık, kullandık diyelim, ürünle ilgili fikrimiz olumsuzsa bunu yine internette paylaşıyoruz ve başka birinin “raf” aşamasını yok edebiliyoruz.

İçinde bulunduğumuz dönem, bildiğimiz anlamda pazarlamanın değiştiği dönem. Her gün cep telefonları, bilgisayarlar ve tabletlerde yüz milyonlarca satın alma kararı alınıyor veya iptal ediliyor.  Marka ne yapmalı? İşe online’daki tüketici algısını yönetme işini çok ciddiye almakla başlamalı. Başlamak gerçekten de bitirmenin yarısı. İkinci yarı şöyle: Marka ve rakipler hakkında konuşulanları dinlemek, pazarlama iletişim stratejisinde buna göre güncelleme yapmak, ürün ile ilgili zayıf noktalarda kaliteyi arttırırken, tüketici memnuniyetini yükseltip, bu olumlu deneyimleri paylaşanları  yaratmak…

Araştırma sonuçlarını şuradan indirebilirsiniz.