Markalar ve Mikro Bloglar

Çığır açan soru: “Ne yapıyorsun?”

 “Ne yapıyorsun?” oldukça sıradan ama aynı zamanda internette çığır açan bir soru.

Twitter, FriendFeed gibi siteler, sosyal ağ kurmayı, gazeteciliği ve kısa mesaj göndermeyi harmanlayan, insanların 140 karakterlik kısa güncellemelerle haberleşebilecekleri platformlar (fotoğraf veya ses de gönderilebiliyor). Bu platformlara geleneksel blog’lara göre dosya gönderim boyutlarının küçük olması nedeniyle micro-blog da deniyor.

Kayıtlı kullanıcılar, arkadaşlarının gönderdikleri mesajları sitede, cep telefonu mesajlarında veya RSS-okuyucu tipi bir masaüstü uygulamasında anlık olarak okuyabiliyorlar. Görünen o ki, küçücük bir alana bir sürü bilgi sıkışabiliyor. FOX haber başlıklarını (twitter.com/foxnews), Barack Obama kampanya mesajlarını Twitter üzerinden yayıyor (twitter.com/barackobama).

MicroBlog’lara yurtdışında markalar büyük ilgi gösteriyor. Pazarlama ekipleri, popülerliği artan her sosyal ağ platformuna olduğu gibi microblogging platformlarına büyük ilgi gösteriyorlar.

Kampanyalarda micro-blog’lara yer vermek için kullanılabilecek en önemli argüman, bu platformlarda kurumların markalarını savunma ve daha da önemlisi gönüllü marka savunucuları edinme olanağı.

Markanın sosyal medyadaki başarısı, marka taraftarı online bir kitleye ve sağlam bir online repütasyona bağlı. İletişimin anındalığı ve sağladığı araçların çeşitliliği, mikro-blog’ları marka tanıtım ve savunması için mükemmel ortamlar haline getiriyor.

Markanın, mikro-blog’lara medya karmasında yer verirken dikkat etmesi gereken unsurlar var. Sonuçta mesajı gönüllü olarak almak ve yaymak isteyen bir kitle edinmek oldukça zor. Aşağıdakiler Twitter veya FriendFeed’de yapılabilecekler.

Twitter’da ilgi alanları markanın sundukları ile uyumlu kitleyi bulmak
Markanın sundukları ile ilgi alanları uyuşan kitlenin marka taraftarı haline gelmesi daha büyük bir olasılık. Bu kullanıcıları bulmak için kullanılacak metodlar:
Twitter Packs Wiki
Twitter’da kimin hangi konuda mesaj gönderiyor olduğuna dair iyi bir fikir verecek bir yer.
Twubble
Twubble web sitesi de uygun kitlenin ve onların arkadaşlarının bulunabileceği bir yer.
Twitter Local
Twitter Local belli bir şehir veya bölgedeki kişileri ve bu bölgeden gelen mesajları filtrelemeye yardımcı olur.
Twits Like Me
Bu uygulama ilgi alanlarına göre Twitter kullanıcılarını filtreler ve markanın kendi kitlesini oluşturmasına yardımcı olur. 

Twitter Search’de marka anahtar kelimelerini arayıp gerçek bir diyalog başlatmak
Zappos.com, mikro-blog fırsatlarını erkenden değerlendirmesiyle dikkat çeken bir ayakkabı markası. CEO’ları tam bir Twitter hayranı, bu platforma özel önem veriyor, şirkette çalışanlar platformu en iyi şekilde kullanmak için eğitilmiş ve twitter.zappos.com adresinde de bu çabaları izleyebiliyoruz.
Zappos, mesajlarında “Zappos”, “ayakkabı” gibi anahtar kelimelerini geçirenleri otomatik olarak profiline ekleyip oluşturduğu kitleyle iletişime geçen, onlara özel promosyon kampanyaları düzenleyen bir marka. Zappos, Twitter’daki kitlenin online alışverişe yatkın olduğunu ve satın alma kararlarında Twitter’daki bilinirliğin etkili olacağının bilincinde.

Marka ile ilgili tüketici sorularını doğru ve hızlı yanıtlamak
Bazı şirketler Twitter’ı müşterileriyle direkt iletişim kurmak için kullanıyorlar, örneğin Blackberry, Twitter’daki profili Twitter.com/bbgeeks üzerinden Blackberry ile ilgili soruları yanıtlıyor, yeni modellerle ilgili bilgileri paylaşıyor, platform kullanıcılarını marka tarafına çekip müşteriye dönüştürmeye çalışıyor.

FriendFeed odalarından yararlanmak
Marka, micro-blog’larda ilgili kitlesi ile iletişime geçtikten sonra ideal olan, diyaloğun markanın sahiplendiği bir alanda devam etmesi elbette. Tam da bu amaçla kullanılabilecek bir araç var: FriendFeed Odaları. Marka burada, kendi hakkında bir oda açıp, kitlesinin iletişimini burada ilerletmesini sağlayabiliyor.

———————-

Başta Twitter olmak üzere mikro-blog’lar, Türkiye’deki kullanıcılardan da hatırı satılır bir ilgi görüyor, ancak Türkiye’den markalar henüz bu alanda pazarlama aktivitesi açısından zayıflar. Bunu, internet ve özellikle sosyal network’lerin varolan pazarlama dünyasında henüz tam anlaşılmamış olmasına bağlayabiliriz. Özellkle micro-blog’ların mecra olarak anlaşılması daha da zor.

Türkiye’de online reklam ortamında, örneğin bir kullanıcının dönüşümünün kurum için değerinin hesaplanması gibi temel ölçütler geri plana atılıyor, dolayısıyla sosyal medyaya yapılan reklam  yatırımının argümente edilmesi de zorlaşıyor.

Konu ve önemi anlaşılsa bile, mikro-blog mecralarının kullanımında sürekli izleme, sürekli içerik üretme, kullanıcı ile diyalog ve gerektiğinde müdahale etmek gerekiyor. Bu iş için gerekli emek saat ayırabilecek kadroların, şirketlerde de ajanslarda da eksik olduğu gibi bir gerçeğimiz de var.

Sonuç olarak, bu alanda bir yatırım patlaması beklemek çok gerçekçi olmayacaktır.