Online Reklam Network’leri ve Avantajları
RD’nin Ağustos ayında açıkladığı 2010 yarı yıl verisine göre, 2009 aynı döneme göre en fazla büyüyen mecra internet. Türkiye display reklam yatırımı, 2009 ilk yarı yıl döneminde 74 milyon lira iken, 2010 ilk yarıyılda 121 milyon liraya yükselmiş.  IAB Europe AdEx datasına göre ise, Türkiye online display reklam pastası 2008’de 108 Milyon €, 2009’da 120 Milyon €.
İnternet toplam reklam yatırım pastasının bu yıl sonunda en az %7’sini alacakmış gibi görünüyor. %50’sini alsa bile halen ciddi bir rakama ulaşamayacağımızı, esas pastanın daha büyümesi gerektiğini, daha dar bakacak olursak, arama motoru reklamcılığının kendini her yıl katlamasını, sosyal medyanın dijital pazarlamacılar açısından bu yılın en sıcak konusu olmasını… vb. şimdilik bir kenara bırakalım.  Sadece online display reklamcılığa odaklanalım.
Online display reklam deyince, akla reklam network’leri geliyor ve geniş erişimli, etkin dijital planlama için medya ajanslarına en verimli yöntemi halen onlar sunuyor. Avantajlarına tek tek değinmeden önce, reklam network’lerinin kısa tarihine  bir göz atalım:

Eski Günler (1994 – 2004)
İçerikle ilgili olmasına dikkat edilerek, basit reklam yerleşimleri satın alınan dönem. Elbette bıçak gibi kesilmedi, halen etkisi azalarak sürüyor. Otomobil reklamları, otomobil sitelerinde, laptop reklamları, yazılımcı forum sitelerinde vb.
Ücretlendirme, offline CPM’lerin minicik bir kısmına karşılık geliyorsa da, niche hedef kitle erişimli bazı siteler sayesinde online CPM’ler offline mecra karşısında daha da aşağılara düşmekten kurtuldu.
Web mecrasının 2000’li yılların başında patlamasıyla,  dijital kampanya planlamasına verilen önem biraz arttı ama bu ekiplerin iş yükü orantısız büyüdü. Elbette, portal’ler mass erişim avantajı verirken, küçük siteler de medya planlarına girebilmek için medya ajanslarına kreatif esneklik ve teknik yardım sağlıyorlardı. Ancak, online’da basit bir kampanya planlanırken bile dikkate alınması gereken site sayısı arttıkça artıyor, medya ajanslarının tüm seçenekleri ve satın alma biçimlerini değerlendirmesi operasyonel yüklerini daha da ağırlaştırıyor, reklamverenlerin kafası bu kadar çok seçenek karşısında karışıyordu (bir de o zamanlar bu kafa karışıklığının toplam medya yatırımının sadece %2’si için yaşandığını düşünelim, bir avuç suda fırtına kopuyor, durum daha da ağırlaşıyordu).
Sayıları giderek artan reklam network’lerinin piyasaya, bünyelerinde barındırdıkları onlarca siteyle, birbiri ardına girmeleri, medya ajansları ve reklamverenler açısından oyunun kurallarını değiştirdi. Reklam network’lerinin havuzlarında küçük ilgi siteleri olduğu kadar, kendilerine satışta yardımcı olacak bir aracıda avantaj gören, marka olmuş büyük siteler de vardı. Reklam network’leri sitelerini dikey içerik kategorilerine ayırdılar (haber, teknoloji, spor, otomobil, sağlık, kadın hedef kitle vb.) ve medya ajanslarının ve markaların içeriksel hedefleme yapmalarına olanak tanıdılar.
Bugün, Türkiye’de kaliteli reklam network’leri, biz dijital medya planlamacıların iş hayatlarındaki vazgeçilmez çalışma arkadaşları. Neden mi?

Reklam Network’lerinin Avantajları
Ölçek. Erişim en büyük web siteleri için bile bir mücadele alanı. (IAB Türkiye internet ölçümleme verisine göre) Türkiye’deki 23,8 Milyon internet kullanıcısına tek başına erişmek kimsenin harcı değil, ancak bazı reklam network’leri büyük erişim rakamlarına ulaşmış durumda.
Fiyat avantajı. En gözde web sitelerinde dahi uygun fiyat avantajı, büyük oranda, reklam network’leri sayesinde sağlanıyor.
Esnek fiyatlandırma modeli. CPC, CPL, CPA gibi performans bazlı maliyet birimleri, yani reklamveren açısından en kabul gören display fiyatlandırma metodları, medya ajanslarının hayatına reklam network’leri sayesinde girdi, yeni modeller de yine onlar tarafından oluşturuluyor.
Teknolojide öncülük. Medya artık bir ‘spray and pray’ oyunu değil. Niş hedef kitleler, çeşitli segmentleme teknikleriyle reklam network’leri tarafından, onları hedefleyen reklamverenlere pek de niş olmayan erişim rakamlarıyla sunuluyor: İş Seyahatine Çıkanlar, Çalışan Genç Anneler, Teknoloji Düşkünleri, vb. Bu da medya ajansının, marka mesajını almaya en hazır kitleye, en ilgili reklamı göstermesini sağlıyor.
Transparanlık. Reklam network’leri biz planlamacılar için online display’de de optimizasyonun yolunu açtı. Böylece tüm kampanya planı bazında, hangi reklamın hangi sitenin hangi alanında en iyi performans göstereceğine dair hem network tarafında hem de kendi reklam sunucularımızda ilgili veri birikiyor ve bize sürekli kampanya optimizasyonu şansı veriyor.
Kalite. Bugün bir çok reklam network’ü marka olmuş web sitelerini parlatıp rafa koyuyor, onların reklam mecrası olarak kaliteli hizmet sunabilmesine ve medya ajanlarıyla kreatif projeler yaratmalarına yardımcı oluyor.

Pazarımızdaki kaliteli satış network’lerinin bu özelliklerinden ödün vermemeleri halinde, marka değerlerini önümüzdeki 4-5 yılda da koruyacaklarına inanıyorum. Sonrasında dengeler biraz değişecek ve Ad Exchange dönemine girilecek (konuyla ilgili yazılar: 1 ve 2).

5 Comments

  1. Merhabalar,

    CPA/CPL/CPA methodlarını düşündüğümüzde eğer mevcut site iyi convert ediyorsa Google Adwords’un kullanılması daha mantıklı olmaz mı? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

    Ayrıca siteniz zate iyi convert etmiyorsa hiç bir adnetwork CPA’li bir anlaşma imzalamıyor ya da en azından belirli bir zaman için CPM teklif ediyor. Ondan sonra CPA’e geçiş yapmak istiyor.

    1. Merhaba Alper Bey,
      İlginiz için teşekkür ederim.
      Elbette, hemen her online kampanya planının action odaklı bir parçası oluyor. Hedef kitlesi uygun, dolayısıyla conversion potansiyeli yüksek siteleri, eğer Google içerik ağındalarsa, mutlaka Adwords ile tıklama bazlı maliyet yaratacak şekilde kullanmak daha mantıklı, haklısınız. Yalnız conversion yaratırken özlük bilgisi topluyorsak, bu metod işlemez, zira kredi kartı veya GSM için kullandığımız iletişim bilgisi toplayan banner tipleri, Google ağında kullanılamıyor. O zaman sitelerin düz display alanlarına yönelmek zorundayız.
      Yüksek erişimli siteler, CPC, CPL, CPA gibi performans bazlı alımlara zor yanaşıyor, çoğunlukla CPM’de diretiyor. Benim yazımda değindiğim, satış network’leri sayesinde bu tip büyük sitelerde de reklamverenimiz adına performans bazlı alanlar alabiliyor olmamız. Satış potansiyelini büyüttükleri için satış network’leri sitelerin bu modellere girmesini sağlayabiliyor.

  2. Oya Hanım merhaba,

    Yazınızdan bilgi akıyor, ağzınıza sağlık, çok iyi noktalar.

    Ben de yurt dışı reklam pazarlarını sürekli takip eden biriyim. Türkiye’deki bu pazarın tam merkezindeki bir birey olarak yeni bir yayıncı network’ünün şu anki yüksek rekabet ortamında nasıl oluşturulabileceği üzerine fikir verir misiniz?

    Bahsettiğiniz gibi büyük network’ler hem dikey hem yatay alanları cover etmiş durumdalar, öyleyse bu pazarlara penetration nasıl sağlanabilir?

    Bilgilerinize sığınırım,

    Hasan Tekikiz

    1. Merhaba Hasan Bey,
      Sanirim kucuk network veya yayincinin icinde bulundugumuz pazar sartlarinda cikis noktasi hedef kitleye uygunluk, yani olcumleme datasinda belli hedef kitlelere uygunluk ya da yuksek affinity sahibi oldugunu
      vurgulamasi. Sitenin hedef kitlesi nis olabilir, ancak kampanyanin hedef kitlesi ile affinity’si yuksekse, mass erisim saglayan sitelerin yaninda planlara destekci mecra olarak mutlaka dahil edilmesi gerekir, en azindan ben saglikli bir medya plani icin bunun vazgecilmez oldugunu dusunuyorum.
      İlginiz icin tesekkurler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.