Facebook’un, Goldman Sachs ve Rus Digital Sky Technology’den toplam 500 Milyon $ fon aldığı ve şirket değerini 50 Milyar dolara yükselttiği açıklandı.

Bu para herkesin çenesini yoruyor ve internette Facebook’un bu parayı ne yapacağı konuşuluyor. İnsan kaynağına mı yatıracak, yeni teknoloji mi alacak vb…

Bu çok yüksek miktarın arkasındaki mantık bana biraz anlaşılmaz geliyor.

Tamam, dayanaklar belli: Yüksek hacimli içerik, 585,6 Milyon üye, yılda 1 trilyon reklam yayını… Reklamverenden para gelmeye devam edecek, kullanıcıdan içerik gelmeye devam edecek, yeni üyeler gelmeye devam edecek. Anne babalarımız bile Facebook kullanıcısı…

Ama, bu gelişmelere ters ve gayet de olası bir durum var: Yakın veya orta vadede her bir Facebook kullanıcısı, sürünün birer üyesi olarak, öylesine, çabucak ve hiç vefa duygusu hissetmeden başka bir yere kayabilir. Yeter ki, o başka yerde de “diğer herkes” olsun.

Sürü başka bir yere gittiğinde, arkasında siteyi boş bir kabuk olarak bırakabilir. Reklamveren de hedefleme ve reach için o diğer yere akın eder.

Bunun  olmaması için, yani, bir sonraki Bebo, Friendster ya da MySpace olmamak için, Facebook’un kullanıcısı ile güvene dayanan bir ilişki kurması gerekiyor değil mi? Oysa, attığı adımlar, planları arasında bunun yer almadığını gösteriyor bize. Aslında tek bir planı var: Mümkün olan en kısa sürede en fazla üyeyi toplamak, bunlardan mümkün olduğunca özlük bilgisi harmanlamak ve reklam getirisini maksimize etmek.

Bir şirket, elbette karını maksimize etmek isteyecek. Demek istediğim şu: Facebook’un yükselişi kullanıcı gizliliğine gereken özeni göstermezse kısa soluklu da olabilir: Çünkü önümüzdeki yıllarda oyun alanı değişecek, kullanıcının gizlilik hakları en çok tartışılan konulardan olacak, kimse güvendiği sosyal ağlara kar yağdığını görmek istemeyecek.

2 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.