Bir müşterinin toplantıda “Facebook’ta olmalıyız” dediğini her duyduğumda kumbaraya bir lira atsam, pek beğenip, şimdi gereksiz almayayım dediğim ayakkabının parası çoktan birikmiş olurdu.

Benzer toplantılardan birinde “Neden?” diye sorduğumda, “Tabi ki bilinirlik, görünürlük, reklam için…” diye şahane bir cevap almıştım. Gülmemek için kasmaktan alnımdaki damar şişmişti.

Israr ediyorum: “Sosyal medya platformları amaç değil araçtır.”

Sosyal medya stratejiniz, “Facebook’u pazarlama iletişimimizde daha çok kullanmalıyız”dan ibaretse, boşverin, kullanmayın gitsin. Havuza atlamadan içeride su olup olmadığına bakan, planlamayı önemseyen şirketler ise bilir ki, tüm bu platformlar kurumun farklı işlevlerine hizmet edecek, farklı fırsatlar barındıran araçlardır. Bazı araçlarda içerik pazarlaması yapılır, bazısında interaksiyon sağlanır, bazısında müşteri içgörüsü elde edilir, ama tüm bunları kullanarak gidilecek bir yer vardır. O yer ise baştan bellidir.

Bayramda ailecek yola çıkacaksınız, gideceğiniz yeri belirlersiniz, kimlerle gideceğinize, uçakla mı arabayla mı gideceğinize vb. vb. karar verir, yolculuğu planlarsınız, değil mi? İşte sosyal medya pazarlaması da aynı şey.

Sosyal medya iletişimini planlarken şu 4 adımı geçmezsek olmaz:

  1. Amacımızı belirlemeliyiz. Bu, «Nereye ulaşacağız?» sorusunun yanıtı olacak. Bir sürü amaç olmaz, mümkünse tek, en fazla iki tane olmalı.
  2. Hedef kitlemizi belirlemeliyiz: Bu «Kimle konuşarak?» sorusunun yanıtı olacak.
  3. Araçlarımızı belirlemeliyiz. Bu da “Nerelerde konuşarak?” sorusunun yanıtı olacak.
  4. Takip metodumuzu ve başarı ölçütlerimizi belirlemeliyiz. Bu, da «Oraya ulaştığımızı nasıl anlayacağız?» sorusunun yanıtı olacak.

Boşa harcayacak zaman ve paranız varsa, bilemem, ama yoksa, şirketin tüm üst düzey karar vericileri olarak bir araya gelip bu soruları yanıtlamak ve sonunda da stratejik yol haritanızı ortaya çıkarmanız gerek.

Bu aşamada yapılacak en saçma şey, kurumun yol haritasını ajansınıza veya içerideki genç sosyal medya ekibine bırakmak olur. Koskoca kurumun gideceği yere ve nasıl gideceğine sizce kim karar vermeli?

Stratejik yol haritası dediğimiz üç-beş paragraflık bir yazı ama işin özü.
Açıktır, tüm karar vericileri tek kafaya getirir ve aslında yolculuğun tam kapsamını verir:

Amaçlar, kullanılacak platformlar, yazılımlar, sorumluluk dağılımı ve  işi kimin denetleyeceği…

“Folower sayımızı artıracağız… eeee, sonra ne olacak?” veya “Fan sayımızı şu seviyeye getireceğiz…. de sonra ne yapacağız ve neden? gibi sorular sürekli kafanızda dönmeli, sonra da yanıtlarını kaleme almalısınız. Yolculuğunuzu planlamalısınız.

Bıkmadan sıkılmadan bu soruları sorup yanıtlarını vermeyecekseniz, kafa karışıklığı veya parlayan nesne sendromuyla yaptığınız projelerin sizi amaçtan saptırdığını farkedip, zararın ortasından dönmeyecekseniz => sosyal medya tatili, olur size paranın katili…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.